15 Temmuz 2016 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en karanlık gecelerinden biri olarak hafızalarda yerini aldı. Bu gece, FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin ardından birçok vatan evladı canını feda etti. Ancak bu gecenin ilk şehidi, kahraman Astsubay Bülent Aydın oldu. 14 Temmuz gecesi İstanbul'da başlayan olaylar, sabaha karşı hiç beklenmedik bir şekilde farklı bir boyut kazandı; Bülent Aydın, hainlere karşı gösterdiği cesaretle adını tarihe altın harflerle yazdırdı.
Bülent Aydın, 1985 yılında Kütahya'da dünyaya geldi. Ailesinin ilk çocuğu olan Bülent, küçük yaşlardan itibaren askerliğe olan ilgisiyle tanınıyordu. Ortaokul ve lise eğitimini tamamladıktan sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde astsubay olarak görev almaya başladı. Yurt içi ve yurt dışında birçok görevi başarıyla tamamlayan Aydın, hem askeri hem de insani yönleriyle daima takdir topladı. Sevdiklerine göre, güleryüzlü ve yardımsever bir yapıya sahipti. Ancak onun asıl kahramanlığı, 15 Temmuz gecesi gösterdiği cesaretle gözler önüne serildi.
15 Temmuz 2016, Türkiye'de demokrasinin, özgürlüğün ve egemenliğin sınandığı bir gece oldu. FETÖ terör örgütünün gerçekleştirmeye çalıştığı darbe girişimi, tanklarla, uçaklarla ve helikopterlerle ülkenin dört bir yanında halkın üzerine saldırarak başladı. Bu kritik dönemde Bülent Aydın, İstanbul'da görevdeydi. Olayların ciddiyetini fark eden Aydın, derhal birlik komutanlarına bağlı kalarak gereken tedbirleri almak üzere harekete geçti.
Bülent Aydın, darbecilere karşı durmak için hiç tereddüt etmeden sokağa indi. Görevi gereği insanları korumak ve devletin bekasını savunmak için elinden geleni yapmaya kararlıydı. Aydın, burada cesurca ön saflarda yer alarak halkı da darbecilere karşı mücadele etmeye davet etti. Kalabalığın içine karışarak, "Bu ülke bizim, buna izin vermeyeceğiz!" diye bağırıyordu. Ancak ne yazık ki bu cesareti, hainlerin açtığı ateşle sonlandı. Göğsünden aldığı kurşun yarasıyla Aydın, hayatını kaybetti ve 15 Temmuz'un ilk şehidi oldu. Bu yürek parçalayan olay, tüm Türkiye'yi derinden etkiledi.
Bülent Aydın’ın şehadeti, Türkiye’nin her köşesinde olduğu gibi, Kütahya’da da büyük bir acı ve hüzünle karşılandı. Ailesi, arkadaşları ve komutanları, onun cesaretinden ve vatanseverliğinden bahsederken gözyaşlarını tutamadılar. Aydın’ın aziz hatırası, ugurla yanmış bir ateş gibi, milletin kalbinde daima yaşayacak.
Bugün, Bülent Aydın’ın adı, sadece bir askerin değil, aynı zamanda vatanseverliğin ve cesaretin bir sembolü olarak anılıyor. Türkiye’nin dört bir yanında, 15 Temmuz anmaları ve etkinliklerinde Bülent Aydın’ın da adı geçiyor. Onun kahramanlık hikayesi, yeni nesillere ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Aydın’ın şehadeti, Türk milletinin özdeyişlerine de yansımış durumda: “Vatan sağ olsun.”
Astsubay Bülent Aydın, sadece bir askeri değil, aynı zamanda bir kahramanı temsil ediyor. O, yalnızca kendi hayatını değil, yüzlerce insanın geleceğini de kurtarmak için savaştı. Darbe girişimi sırasında sergilediği cesaret ve kararlılık, bugün dahi tüm Türkiye’nin hafızalarında tazeliğini koruyor. 15 Temmuz'un simgelerinden biri olan Aydın, halkın direniş ruhunun ne denli güçlü olduğunu da gözler önüne serdi.
Sonuç olarak, Bülent Aydın adını unutturmamak, onun hatırasını yaşatmak bizim için bir sorumluluktur. Bu tür kahramanlık hikayeleri, milli bilincin, birlik ve beraberliğin en güzel örnekleridir. Onun gösterdiği cesaret, gelecek nesillere ilham vermeye devam edecektir. 15 Temmuz, sadece bir tarih değil; bir milletin uyanışıdır. Böylece, Astsubay Bülent Aydın’ın mirası, Türkiye’nin her köşesinde dalgalanan bir bayrak gibi özgürlük ve bağımsızlık sembolü olarak yaşamaya devam edecek.